AK Parti Malatya Milletvekili Adayları MÜSİAD Programına Katıldı

Malatya MÜSİAD Şubesi tarafından gerçekleşen programa AK Parti Malatya Milletvekili adayları katıldı. Programda konuşan Başkan Yunus Akçin, “Malatya bu ülkenin önemli bir parçası ve bütünün istikbali için Türkiye Yüzyılına ulaşmada şehrimiz önemli bir rol oynayacaktır, oynamalıdır.”

Bir restoranda gerçekleşe sabah kahvaltısında gerçekleşen buluşmaya AK Parti’nin Malatya Milletvekili adayları Bülent Tüfenkci, İhsan Koca, Vahit Atalan ve Ramazan Özcan, AK Parti İl Başkanı Namık Gören, Elazığ MÜSİAD Şube Başkanı Tekin Gürkan ve yönetim kurulu üyeleri katıldı.

Programın açılışında konuşan MÜSİAD Malatya Şubesi Başkanı Yunus Akçin, yakın zamanda meydana gelen asrın felaketinde Malatya’nın da derinden etkilediğini söyledi. Bu süreçte genel merkezlerinin organizasyonları ile her zaman depremzedeler ile bir arada olmaya çalıştıklarını belirten Akçin, felaketin hemen ardından başlayan yardımlaşma ve dayanışma seferberliğine ilk günden itibaren var güçleri ile destek olduklarını belirtti.

Tüm şubeler ve üyeler ile felaket bölgesindeki mağdur insanlara yardım ulaştırmak için zaman kaybetmeden harekete geçtiklerini ifade eden Akçin, “Bölgeye binlerce tırdan oluşan yardım malzemeleri sevk edildi. Elbistan’da AFAD işbirliği ile bin 200 adetlik konteyner kent tamamlandı. Hatay Defne’de bir sahra hastanesi inşa edildi ve Adıyaman’da 500 konteynerlik yeni bir kent kuruluyor. Süreç zorlu ve yıpratıcı ancak birlik ve beraberlik içinde çalışıldığında, el ele verildiğinde üstesinden gelinmeyecek hiçbir sıkıntı yoktur. Ülkemiz güçlüdür ve eminiz ki bu zor günler de atlatılacaktır” diye konuştu.

“Kat edilen mesafe dosta sevinç, düşmana kıskançlık vermektedir”

Türkiye’nin uluslararası siyasette oyun kurucu bir aktör rolü üstlendiğini da belirten Akçin, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde katedilen bu büyük mesafe dosta sevinç düşmana kıskançlık vermektedir. Yirmi yıl önce yüzde 20 olan milli savunma sanayi oranı bugün yüzde 80’e yükselmiş, Türkiye kendi tankı, kendi silahı, kendi insansız hava aracı, kendi savaş gemisi ve uçağı yine kendisi tarafından yapılan, savunma sistemini kendi üreten bir ülke konumuna gelmiştir. Bu teknolojik gelişmeler sadece savunma sanayinde yaşanmamış yakın zamanda şahit olduğumuz üzere kendi otomobili TOGG’u üreten, devlet alt yapısını dijitalleştiren, her alanda teknolojiyi aktif biçimde kullanan, yenilenebilir enerji kaynaklarının yanı sıra kendi doğalgaz ve petrolünü bulan ve yer altı zenginliklerini kullanan daha bağımsız bir Türkiye haline dönüşmüştür” dedi.

Türkiye’de tüm hizmetlerin ve yatırım hamlelerinin devam etmesi için 14 Mayıs seçimlerinin çok önemli olduğunun farkında olduklarını da belirten Akçin, “Bu noktada elbette ki yerelde de gücümüzü arttırmalıyız, Bütüne ulaşmak için parçaları bir araya getirmek gerekir. Güzel bir resim için her objenin güzelce çizilmesi, özenilmesi gerekir. Malatya bu ülkenin önemli bir parçası ve bütünün istikbali için Türkiye Yüzyılına ulaşmada şehrimiz önemli bir rol oynayacaktır, oynamalıdır.

Malatya ekonomisini, ticaretini ve sosyal yaşamının da ayağa kaldırılması adına projeler üretilmesi gerektiğine de dikkat çeken Akçin, “Ancak şehrimizin bazı idari talihsizlikler yaşadığını görmezden gelemiyoruz” dedi. Türkiye’nin ihracat hacminin 10 kat büyümesine rağmen Malatya’nın ihracatının neredeyse değişmediğinin altını çizen Akçin, “Ortaya çıkan 100 milyon dolarlık artış ise kuru kayısı fiyatının ortalama 3.50 dolardan satılırken son iki yılda 5.50 dolardan satılmaya başlanması sonucu ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin en zengin on iş insanından beşi Malatyalıdır ancak Türkiye’nin ortalama milli geliri 10 bin dolar iken Malatya’nın ortalama milli geliri 5 bin 500 dolarda kalmıştır. Bu noktada şunu belirtmekten imtina etmeyeceğiz. Malatya’nın bu durumunun sebeplerinden en önemlisi maalesef ki yerel yönetimlerin vizyon eksikliğidir. Malatya’da en son sanayi sitesi planı 1978 yılında Özsan Sanayi Sitesi için yapılmıştır ve bu tarihten beri yeni bir sanayi sitesi planı yapılmamıştır. En son Altay Kışlasının taşınması sonucu oluşan alana bir sanayi sitesi yapılması tartışmaları sonucu sanayi sitesi yapımına başlanmıştır fakat bu durum şehrimizin bir plan dahilinde büyümediğini ve gelişmediği kanıtlamıştır. Anlık gelişmeler sonucu alınan kararlar ile şehir yapılanmaktadır. Malatya üçüncü sanayi bölgesinde büyük bir yoğunluk yaşayan bir şehirdir ve bu dördüncü bir organize sanayi bölgesinin planlaması gerektiğinin göstergesidir. Stratejik planlar çerçevesinde ilerlenmeli her yıl düzenlenen faaliyet raporları ile planların ne kadar hayata geçirildiği görülmelidir” ifadelerine yer verdi.

“Malatya’mız da hala asfalt, yol ve kaldırım yapılması birer iftihar kaynağı olarak yer almaktadır”

Başkan Akçin konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yakın zamanda bir Konya gezisi yaptım ve bu şehirde yapılan inovasyon ve ekosistemi geliştirme programları, afet programları, gençlere yönelik araştırma programları, sosyal girişimler, ekolojik okuryazarlık programları ve çeşitli sempozyumlar ile ilgili projeler yapıldığına şahit oldum. Malatya’mız da ise hala asfalt dökülmesi, yol yapımı, kaldırım yapılması birer iftihar kaynağı olarak billboardlarda yer almaktadır. Maalesef ki Malatya’da ne gençlere yönelik projeler, ne sosyal girişimler, ne ekonomik planlamalar, ne de inovasyon etkinliklerine rastlayamıyoruz. Malatya’nın da emsal şehirlerde olduğu gibi Türkiye Yüzyılına yakışan bir yerel yönetim politikası içinde olmasını istemek hakkımız değil mi? Yerel yönetimlerden beklentimiz büyüktür, emsal şehirlerin örnek alınması, sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin önemsenmesi ve yönetişim anlayışı içinde tüm paydaşların fikir ve düşüncelerinden faydalanılması gerekmektedir. İlaveten şehrimizin milletvekillerine de önemli görevler düşmektedir.

Biz bir STK olarak milletin düşüncelerinin aynasıyız ve bir milletvekilinden beklentimiz, bugün ne ise yarın o olan, vekaletini aldığı insanlarla arasına mesafe koymayan, aradığında ulaşan değil arandığında ulaşılabilen bir vekil olması. Aldığı vekaletle izzet ve şeref kazanan değil, izzet ve şerefi Allah’tan bilen, makamından şeref alan değil makamına şeref veren bir vekil olması. İşi düştüğünde ve seçim zamanı halkına dönen değil, işi düşen halkının döndüğünde karşısında bulabildiği bir vekil olmasıdır. Unutmayınız ki bu makamlar milletimiz tarafından siz Sayın Milletvekillerine verilecek ve hak etmediği düşünüldüğünde yine millet tarafından geri alınacak makamlardır” – MALATYA

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*